Giriş Kayıt

ÜYE GİRİŞ

Kullanıcı Adı *
Şifre *
Beni hatırla

Bir hesap oluşturun

Yıldız (*) işaretli alanlar gerekli.
İsim *
Kullanıcı Adı *
Şifre *
Şifre doğrulayın *
E-posta *
E-posta doğrulayın *
Captcha *

Makaleler

Şirketler Dijital Dönüşümü Nasıl Başarıyor?

Günümüzde birçok şirket çalışanı dijital dönüşümde yöneticilerinden daha ileride. Onlar teknolojiyi günlük yaşantılarında iş yaşamlarından daha fazla kullanıyorken haklı olarak benzer teknolojileri şirketlerinde kullanmak istiyorlar. Mobil sistemler, internet uygulamaları şirketlerde yaygınlaşsa da şirket kültürlerine çok fazla yansımış değil. Bu durum tüm dünyada da durumun, beklenilenlerin gerisinde geliştiğini gösteriyor. 2017 de IDC araştırmasına göre şirketlerin dijital dönüşüm hedeflerine ulaşma oranı sadece % 70 de kaldı. Bu konuyu araştıran uzmanlara göre nedeni şirket üst yönetimlerinin dijital dönüşüme geçişi istemelerine rağmen, bunu tam olarak şirket kültürü haline getirmeyi planlayamamış olmaları. Sadece Finans veya üretim için geliştirilen sistemler veya iletişim için kullanılan mobil sistemler bu dönüşümü kültür olmaktan geride bırakıyor. E-ticaret sistemi kurup, müşteri deneyimini sonradan geliştirmek isteyenlerden, İnternet üzerinden tüm sistemleri kurup, ancak canlı insan desteğini sonraya bırakan şirketler müşterilerini hayal kırıklığına uğratırken, çalışanlar için de motivasyon kaybı oluşturuyorlar. Çalışanlar teknolojinin kendilerine yardımcı olmalarını beklerken, yöneticiler teknolojiyi çalışanları denetlemek için kullanmayı düşünüyorlar. Bu ikilem şirket kültürlerinde dijital dönüşümün sapmasına, ve başarısızlıklara yol açıyor. Dijital dönüşüm için CEO ve yardımcıları her alanda stratejik plan hazırlayıp, ekipleri ile birlkte nasıl verimli uygulamalar yapılması gerektiğini tartışmak ve mevcut ekiplerinin yeterliliklerine göre plan yapmak zorundadır. "Bizim bu teknolojilere ayak uyduracak ekibimiz yok" söylemi artık geçerliliğini yitirdi. Teknolojiyi iş hayatına entegre etmek için çok özel yetkinliklere veya uzmanlara ihtiyaç yok artık. İyi bir eylem planı ile bu hedefe ulaşabilmek, çözüm ortağı şirketlerle ve gerekirse eğitimle mümkün. Ancak önemli olan en üst yönetimden başlayarak bu dönüşümü istemek ve azimle çaba göstermek olmalı..

Tayfun Türkalp

Hünerli Konuşmacıların 10 Özelliği

hunerli-sunucu

İş hayatında hangi görevde olursanız olun, beden dilinizi etkin kullanamıyorsanız, size özel yetkinliklerinizi ve uzmanlığınızı karşı tarafa gösteremiyorsunuz demektir. Bu sizin itibarınıza ve saygınlığınıza zarar vererek, müşteri ya da kariyer olanaklarınızı sınırlayacaktır. Beden dili dendiğinde insanlar hemen duruş ve el kol hareketlerini kontrol etmeyi düşünüyorlar. Aslında bu o kadar basit değil. Hangi ortamda kime karşı iletişim kuracaksanız o şartlara uygun duruş, bakış ve hareketleri göstermeniz gerekiyor.
Bazı hünerli konuşmacılar ise konuları sıkıcı dahi olsa, salonun ilgi odağı olmayı başarabiliyor. Bunu araştırdığımızda şu faktörler ortaya çıkıyor:


1. Konuşmacı sunum süresinin % 50 sinde gülümsüyor.
2.Konuşmacı çok az öne doğru eğilerek ve salona göz teması ile hakim olarak konuşuyor.
3.Konuşmacı ellerini çok fazla hareket ettirmiyor, ellerini birbirine dokundurmuyor, cebine sokmuyor, sadece vurgu için ellerini kullanıyor.
4.Konuşmacı salondakilerin çoğuna özel ilgili bakışlar yöneltip, sanki onaların ne düşündüklerini anlamaya çalışıyor, ya da onay bekliyor
5.Konuşmacı durduğu alanı iyi belirliyor, hem herkesi görecek, hem de sunuyu engellemeyecek bir alanda konuşmayı yapıyor
6.Konuşmacı elinde not olsa bile onu okumuyor, sadece hatırlaması gereken konu başlığı ya da sayısal veriler için notlarına bakıyor.
7.Konuşmacı kıyafet seçimini hitap ettiği ortam ve kişilere göre seçmiş, ne çok şık, ne çok rüküş, kıyafet ortama uyum sağlarsa izleyicilerin dikkati dağılmiyor.
8.Konuşmacı saç ve yüz bakımını abartmadan yapmış, izleyicilerin eleştiremediği bir sadelik yaratmış.
9.Konuşmacı sınırlı sayıda özel mesaj veriyor ve her mesajı ya örnek ya da hikaye ile süslüyor, böylece izleyicilerin anlamasını sağlıyor.
10.Konuşmacı haber okur gibi konuşmuyor, sanki diyalog kurar gibi verdiği mesajları da o ortama özelleştiriyor, örnekler ve gözlemler ortama uygun seçiliyor.


Aslında sunum becerilerini geliştirmek isteyenler, öncelikle beden dilini kullanmayı geliştirmek zorunda. Aylarca yaptığımız çalışmalar sonunda geliştirdiğimiz özel yazılım ve cihazlarla sunum dedektifi sistemini hayata geçirdik. Yaptığımız sınıf çalışmalarında yarım günde katılımcıların en az % 30 gelişim kazandıklarını ve bunu unutmadıklarını gördük. Konuşma yaparken anında sizi izleyen ve değerlendiren bu sistem için, öncelikle Microsoft Kinect cihazını ve bunla ilgili yazılım destek programlarını geliştirenlere teşekkür etmek isteriz. Sonra bize bu konuda ilham veren, human interaction labaratuvarları kuran Güney Kaliforniya ve Diğer Üniversite gruplarına teşekkür ederiz.

Türk Telekom Akademi de Sunum Dedektifi Aldı

24 Kasım Öğretmenler Gününde Türk Telekom Akademi Eğitmneleri için hazırlanan özel programa İletikom Sunum Dedektifi Sistemi de davet edildi. Eğitmenler Danışmanlarımızla Sohbet ederken aynı zamanda beden dili ölçümleri de yapıldı. Çok başarıl olan eğitmenler, konuşurken ufak tefek hatalar yapsalarda, özellikle gülümseme ve baş hareketleri ile güzel puanlar aldılar. Başarılı çalışmalardan dolayı herkes çok mutlu olarak günü tamamladı.

 

Mobiliyum Akademi Eğitimleri

İnegöl Bursa'da 225 bin metrekare kapalı alanda kurulan Türkiye'nin tek mobilya avm'si hem toptan hem de perakendeye hizmet veren 200 firmanın show-room'larından oluşuyor.200 Üretici firmanın ortaklığıyla kurulan kooperatif vasıtası ile 2 yıl önce açılan AVM de çalışanları eğitmek için kurulan mobiliyum akademi davetlisi olarak iki hafta boyunca mobilya danışmanlarına satış eğitimi verdik. Eğitime katılan satış temsilcileri hem eğlendiler hem de öğrendiler. Önümüzdeki aylarda da eğitimler yönetim kademesinde çalışanlara verilerek devam edecek.

 

Beden Dili Ölçümlerinde Ortaya Çıkan Gerçekler

Şirketimiz danışmanları ile geliştirdiğimiz sunum dedektifi yazılımı ve sistemi ile şimdiye kadar yaptığımız ölçümlerde 500 e yakın kişiyi ölçtük. Bu ölçümlerde, normal vatandaşlar yanında öğrenciler, pazarlama uzmanları, satıcılar ve eğitmenler yer aldı. Yapılan çalışmalar bir bilimsel araştırma için olmadığından sadece genel davranışları saptamaya çalıştık. Öncelikle ölçülen davranış normal konuşmada katılımcıların ne kadar gülümsediği, baş ve yüz hareketlerini nasıl yaptıkları, konuşurken eller ile neler yaptıkları idi. Yapılan çalışmalarda satış ekiplerinin daha çok gülümsediği, öğrencilerin ise daha az gülümsediği görülüyor. Yine satıcıların daha etkili beden dili kullandıkları göze çarpıyor. Eğitmenler ise zaten bu konuda eğitimli olduklarından diğer gruplara göre daha olumlu sonuçlara ulaşıyorlar, ancak gülümseme onlarda düşük seviyelerde kalıyor. Özellikle karşımızdaki ile konuşurken göze bakma ve bakış kaçırma sorunları yaşanıyor. 

Sunum dedektifi eğitimine katılan kişiler yarım günlük çalışmada yaptıkları yanlışları görerek, hızla öğrenip doğru davranışları göstermeye başlıyorlar, günün sonunda yaklaşık, yüzde 30 luk bir ilerleme gözlemliyoruz. Yukardaki rapor bir grubun eğitim sonrası gelişimini gösteriyor.