Giriş Kayıt

ÜYE GİRİŞ

Kullanıcı Adı *
Şifre *
Beni hatırla

Bir hesap oluşturun

Yıldız (*) işaretli alanlar gerekli.
İsim *
Kullanıcı Adı *
Şifre *
Şifre doğrulayın *
E-posta *
E-posta doğrulayın *
Captcha *

Makaleler

Eğitimde RF Teknolojisi, Katılımcı Cevap Sistemi

Eğitimlerde en önemli unsur katılımcıların ilgi ve dikkatlerini sürekli tutmak için uygulanan interaktif yöntemlerdir. Bunu eğitim danışmanı çeşitli görsel araçlar, testler ve yarışmalar ile vaka çalışmaları ile sağlamaya çalısır. Özellikle uzun ve sıkıcı testler anında sonucu göremediğinizden hem eğitim akışını bozup hem de sonuçlar açısından fazla heyecan ve ilgi oluşturmamaktadır. İletikom bu tür test ve anket uygulamalarını bir yarışma heyecanı içinde yapabilmek için kablosuz katılımcı cevap sistemleri kullanmaktadır. Bu sistemler sunum sırasında anlatılan ve tartışılan konuları anında geri bildirim alabilmek için kullanılmaktadır. Konu sonrası katılımcıların eğitimde anladıklarını ortaya çıkarmak için anında kablosuz cevaplama el sistemleri ile sunumdaki soruları ister tek tek ister grup başında cevaplayıp, sonuçları anında ekranda istenirse bir yarışma sıralaması olarak görebilmektedir. Böylece eğitmen eğitimin amaçlarına ne kadar ulaştığını anında görerek, gerekirse anlaşılmayan konuları tekrar işleme olanağına kavuşmaktadır. Kişi ya da grup bazında çalışan sistem 32 kullanıcının aynı anda cevap vermesini ve verilen cevapların kişi ya da grup bazında raporlamasını yapmaktadır. Katılımcılar açısından yarışma ortamı oluştuğundan eğitimlere ilgi ve dikkat seviyesi artarken, eğitimin en önemli amaçlarından olan motivasyon seviyesi yükselmektedir. 

Sistemi satın almak isterseniz:Tıklayınız

 

Sunum Dedektifi - Teknoloji Beden Dilinizi Ölçümlüyor

İnsanlar arasındaki sosyal etkileşim bir dans gibidir... Herkes daha etkin olmaya, birçok farklı biçimde diğerini etkilemeye çalışır, bunu başarmanın en güçlü yollarından birisi beden dili kullanmaktır...Konumuzda ne kadar yetkin olduğumuz, sunuşumuzun etkinliği ile yargılanır.

UCLA Üniversitesinden Profesör Albert Mehrabian'ın çok yaygın olarak bilinen çalışmasına göre, yüz yüze iletişimde beden dili %55, ses ve konuşma %38, kelimeler ise sadece %7 etkili...

Sunum Dedektifi birebir iletişimde, pozitif ve negatif etki uyandıran davranışları, gerçek zamanlı tanıyıp, analiz ederek, katılımcıya mesajını daha güçlü sunabilmesi için, ipuçları sağlaması amacı ile geliştirildi.

Devamını oku: Sunum Dedektifi - Teknoloji Beden Dilinizi Ölçümlüyor

Satış Eğitim Programı mı, Eğitimi veren Danışman mı önemli?

Birçok kurumda eğitim alınacak firma, danışman ve eğitim içeriği araştırılarak karar verilmesine rağmen, dikkatten kaçan konu, eğitim programının nasıl hazırlandığı olmaktadır. Bazı kurumlar daha önce eğitim aldıkları Danışmanları tercih ederek riski azalttıklarını düşünseler bile, eğitim içeriği ve program çoğu zaman amaca uygun olmamaktadır.

Eğitim Danışmanının sektör deneyimi ve eğitim deneyimi mutlaka çok önemlidir. Katılımcıların merak ettiği konulara verdikleri cevaplar, sektör deneyimlerinden başarı hikayeleri sunmaları, onların izlenme ve ilgi oranını arttırmaktadır. Katılımcı memnuniyeti de yüksek çıkmaktadır. Ancak eğitimin beklenilen etkiyi sağlayıp sağlamadığı konusu muğlak kalmaktadır.

Satış eğitim programı eğer kuruma özel örnek ve vaka çalışmaları ile interaktif hazırlanırsa eğitime katılım ve ilgi oranı artarken, eğitim danışmanının deneyimi ile eğitimin etkisi yüksek çıkmaktadır.  Özellikle uygulamalı yapılan eğitimlerde, kurumun hizmet ve çözümlerini nasıl sunacaklarını örneklerle ve uygulamalarla sunan ve canlandıran Danışmanlar eğitimden alınan verimi arttırmaktadır.

Eğitim programı için harcanacak zaman, eğitimde harcanacak zamanın en az 5 misli olması gerekiyor. Danışmanın eğitim öncesi kurumun, yöneticileri, satış ekipleri ve hatta müşterileri ile bir süre geçirip, örnekleri, ses kayıtları, video ve diğer dokümanları incelemesi gerekiyor.

Başlıktaki soruya cevap verecek olursak, her ikisi de çok önemli, program uygun değilse eğitim etkisi olmuyor, Danışman uygun değilse, katılımcıların ilgi ve memnuniyeti azalıyor.

Yöneticilerin Eksik Olduğunu Hissettikleri Alanlar

Bir çok şirkette başarıyı çabaları ile hak edenler, hızla kariyer olanaklarına kavuşup, yönetiliğe terfi ediyorlar. Bazen şirketin en hızlı satıcısı, bazen üretim sürecinde verimliliği arttıran mühendis, bazen de finansal yönetimde şirkete operasyon dışı gelirler üreten finansçılar hızla yükselebiliyor. 

Buraya kadar herşey çok güzel giderken, birden o kişilerden beklentiler değişmeye ve istenenler artmaya başlıyor. Çok iyi iş yapan bu kişilerin artık onlara bağlı kişilere de örnek olarak onların da iyi iş yapmaları bekleniyor. Oysa bu başarıyı hızla yakalayan kişiler, hedeflerin artmasını kendi çabalarının da artması gerektiğine bağlıyorlar. Yanlışlar burada başlıyor. Onlardan beklenen tüm bölümün çalışmalarını kendilerinin yapması değil, tüm bölüm çalışanlarının yapması iken, bu dengenin nasıl kurulacağı söylenmiyor. İçlerinden bazıları hem kendi çalışmalarını arttırp hem de artık onlara bağlı çalışanlardan bunu bekliyor. Ancak sonuç sizin de thamin ettiğiniz gibi, çalışanlar aynı şekilde eski yönetemle çalışıyor, bizim yönetici daha fazla çalışıyor. 

Devamını oku: Yöneticilerin Eksik Olduğunu Hissettikleri Alanlar

Sıfırdan Milyarderliğe Ulaşanlar

Dünyada son 25 yılda sıfırdan başlayarak milyarder olanların sayısı 800 kişiyi aştı. Bu kişilerin yarattıkları şirketlerin değeri 5 Trilyon doları geçiyor. Bu sayı toplam milyarderlerin 2/3ü kadar. Geri kalanlar ya babadan ya da eşten kalan mirasla milyarder konumundalar. Gayri safi Hasılanın % 7 sini oluşturan bu 800 kişiyi John Sviokla ve Mitch Cohen araştırmış. Bunların bir kısmı ile mülakat yaparak nasıl başarıya ulaştıklarını keşfetmeye çalışmışlar. Onların yazılarından size özet olarak aktarmaya çalışacağım.

Öncelikle bu milyarderlerin dünyaya bakışları bizlerden farklı; Onların bu bakış açısı, iyi fikirleri büyük işlere dönüştürmeye yaramış. Bu kişilerin ortak özelliklerine baktığımızda, işlerini geliştirirken 5 alışkanlıklarının benzer olduğunu görüyoruz.

Fikir, Zaman, Risk , Aksiyon, Liderlik

Bu alışkanlıklara üretme kelimesini ekliyorlar. Müşterilerinin var olduğunu bilmediği ürün ve hizmetleri üretmek onların işi. Zuckenberg’in Facebook u gibi. Bu milyarderlerin en az dörtte biri eski çalıştıkları şirketlerden kovulmuş kişiler. Onlar şirketlerinin yavaş ve sıkıcı karar alma mekanizmalarına direnmiş ve dolayısıyla dışlanmışlar.

Devamını oku: Sıfırdan Milyarderliğe Ulaşanlar